Anneannenin
Mutfağı
Mercimek
çorbasını seviyor. Bir de kaşar peyniri. Evet.
23 Kasım 2013 Cumartesi
Fışkiye
Cenneti
Bizimkilerin sitesinin önündeki dev gibi parkın içinden dev gibi havuzlar geçiyor ve bu havuzlar sayısız fışkiyeyle süslenmiş durumda. (Fışkiye kelimesi repertuarımıza bu sene eklendi oğlum. Bkz. fışkiyeyi kim kırdı.) Üstelik bunlar geceleri bir de aydınlatılıyor ki, aman aman! Fakat, gündüz gezmesi gayet keyifli oluyor. Hele ki yanınızda yerden ot yaprak toplayıp akan sulara tezahüratta bulunan bir oğlan çocuğu varsa daha da güzel.
Bizimkilerin sitesinin önündeki dev gibi parkın içinden dev gibi havuzlar geçiyor ve bu havuzlar sayısız fışkiyeyle süslenmiş durumda. (Fışkiye kelimesi repertuarımıza bu sene eklendi oğlum. Bkz. fışkiyeyi kim kırdı.) Üstelik bunlar geceleri bir de aydınlatılıyor ki, aman aman! Fakat, gündüz gezmesi gayet keyifli oluyor. Hele ki yanınızda yerden ot yaprak toplayıp akan sulara tezahüratta bulunan bir oğlan çocuğu varsa daha da güzel.
Anneanneyle
Çocuk Parkı ve Stephanie
Kuzu oğlum ilk adımlarını anneannesiyle çocuk parkında attı. Ben ancak eve geldiklerinde görebildim ilk adımlarını. Kapıdan içeri yürüyerek girdi ve kucağıma atladı. Bir ilk daha. Kaya için küçük, insanlık için büyük bir adım.
Anneannesinin söylediğine göre Stephanie'ye doğru gidebilmek için yürümüş. Bol bol da yaprak toplamış Stephanie için.
Kuzu oğlum ilk adımlarını anneannesiyle çocuk parkında attı. Ben ancak eve geldiklerinde görebildim ilk adımlarını. Kapıdan içeri yürüyerek girdi ve kucağıma atladı. Bir ilk daha. Kaya için küçük, insanlık için büyük bir adım.
Anneannesinin söylediğine göre Stephanie'ye doğru gidebilmek için yürümüş. Bol bol da yaprak toplamış Stephanie için.
Mila & Kaya
Deniz ve tatlı Miluş Ankara'da! Ne çok özlüyorum Denizi o ayrı ama Miluş'u da özlüyorum artık. Mila uslu uslu ve temiz temiz, iyi aile terbiyesi almış kız çocuğu olarak oturup oyuncaklarıyla oynarken, bzizmki iki dakikada ortalığı savaş alanına çeviriyor. Kaya'nın hakkını yemeyelim, çok uysal ve kuzu gibi, ama pasaklı. Epey bir peşinde dolandı Mila'nın, yerlerden yapraklar topladı verdi fakat yüz bulamadı. Çocukların birbirleriyle iletişim kurmasını izlemek az bulunur, eşsiz bir zevk.
Deniz ve tatlı Miluş Ankara'da! Ne çok özlüyorum Denizi o ayrı ama Miluş'u da özlüyorum artık. Mila uslu uslu ve temiz temiz, iyi aile terbiyesi almış kız çocuğu olarak oturup oyuncaklarıyla oynarken, bzizmki iki dakikada ortalığı savaş alanına çeviriyor. Kaya'nın hakkını yemeyelim, çok uysal ve kuzu gibi, ama pasaklı. Epey bir peşinde dolandı Mila'nın, yerlerden yapraklar topladı verdi fakat yüz bulamadı. Çocukların birbirleriyle iletişim kurmasını izlemek az bulunur, eşsiz bir zevk.
Antalya
1
Deniz tatili yapmak aklımızda kalmıştı, Ekim ayında mümkün oldu. Antalya'da Ekim ayı, bildiğimiz Temmuz sıcağını yaşattı bize. Ankara'da paltolarla gezerken, aniden mayo iklimine geçiş afallattı bizi. Bu aynı zamanda bugüne kadar anneanne ve dedeyle yaptığımız tek tatil olması sebebiyle de özel oldu. Kaya çooook ama çok neşeli ve çok mutlu bir tatil geçirdi. Sahilde kova kürekle oynama isteğimizi de sayesinde bastırmış olduk.
Deniz tatili yapmak aklımızda kalmıştı, Ekim ayında mümkün oldu. Antalya'da Ekim ayı, bildiğimiz Temmuz sıcağını yaşattı bize. Ankara'da paltolarla gezerken, aniden mayo iklimine geçiş afallattı bizi. Bu aynı zamanda bugüne kadar anneanne ve dedeyle yaptığımız tek tatil olması sebebiyle de özel oldu. Kaya çooook ama çok neşeli ve çok mutlu bir tatil geçirdi. Sahilde kova kürekle oynama isteğimizi de sayesinde bastırmış olduk.
Küçük Kuş
Tatlı oğlum. Umarım hayatın hep o pembe, tombul yanakların gibi yumuşacık olur. Çocukluğunu hep gülümseyerek hatırlarsın. Birlikte geçirdiğimiz kıymetli zamanlar umarım iyi gelir sana, hüzünlenirsen iyi eder seni. Umarım kendine ve insanlara güvenen, bağımsız, duygularını iyi ve rahatça ifade edebilen, sevgi dolu bir çocuk, genç adam, baba, dede olursun. Umarım çok kolay gülersin. Aynı kolaylıkla ağlayabilirsin de eğer istersen, sen bilirsin. Hani şimdiden içine işliyor ya hep yanında olduğum, ve özgüvenin de öyle pekişecek ya hani; büyüdüğünde de aynı öyle olacak. Beni istediğinde yanında olacağım. Yürüyüp uzaklaşmak istediğinde tıpış tıpış gideceksin şimdi yaptığın gibi. Koşup gelmek istediğinde yine bıraktığın yerde olacağım. Beni her an, her dakika görmesen bile, her gün konuşmasak, büyüdüğünde başka şehirler hatta ülkelerde yaşasak bile, bu hep böyle olacak. Şimdiden de seni temin ederim, hayatın boyunca sitemle karşılaşmayacaksın. Rahat ol. (Olur da boş bulunursam, al bu yazıyı gözüme sok).
Hayatın güzel olsun ve onu güzel yaşa. Kendinle ilgilen, bir aile sahibi ol, çocukların olsun... Birini kendinden daha fazla sevebilmenin, kendinden önce başkasını düşünebilmenin keyfine var. Onları sev, yaşadığın hayatı sev.
Kayacım,
Senin bir gülüşün yeter.
Her zaman...
Tatlı oğlum. Umarım hayatın hep o pembe, tombul yanakların gibi yumuşacık olur. Çocukluğunu hep gülümseyerek hatırlarsın. Birlikte geçirdiğimiz kıymetli zamanlar umarım iyi gelir sana, hüzünlenirsen iyi eder seni. Umarım kendine ve insanlara güvenen, bağımsız, duygularını iyi ve rahatça ifade edebilen, sevgi dolu bir çocuk, genç adam, baba, dede olursun. Umarım çok kolay gülersin. Aynı kolaylıkla ağlayabilirsin de eğer istersen, sen bilirsin. Hani şimdiden içine işliyor ya hep yanında olduğum, ve özgüvenin de öyle pekişecek ya hani; büyüdüğünde de aynı öyle olacak. Beni istediğinde yanında olacağım. Yürüyüp uzaklaşmak istediğinde tıpış tıpış gideceksin şimdi yaptığın gibi. Koşup gelmek istediğinde yine bıraktığın yerde olacağım. Beni her an, her dakika görmesen bile, her gün konuşmasak, büyüdüğünde başka şehirler hatta ülkelerde yaşasak bile, bu hep böyle olacak. Şimdiden de seni temin ederim, hayatın boyunca sitemle karşılaşmayacaksın. Rahat ol. (Olur da boş bulunursam, al bu yazıyı gözüme sok).
Hayatın güzel olsun ve onu güzel yaşa. Kendinle ilgilen, bir aile sahibi ol, çocukların olsun... Birini kendinden daha fazla sevebilmenin, kendinden önce başkasını düşünebilmenin keyfine var. Onları sev, yaşadığın hayatı sev.
Kayacım,
Senin bir gülüşün yeter.
Her zaman...
8 Ekim 2013 Salı
Elif ve Beti
Taşınıyorlar.
Betigül, Kaya'ya yaşça en yakın ve aynı zamanda en yakınımızda
yaşayan bebe. Teoride iyi arkadaş olacaklarını umuyoruz. Biz eski
ve iyi arkadaşlarız ya hani. Birbirlerini ısırmaz, kafalarına
oyuncak atmazlarsa tabi. Şu anda ilişkileri gayet iyi gidiyor. Kaya
Beti'ye çorabını veriyor, kemirilmiş kurabiyesini uzatıyor,
yağlı elleriyle mıncıkladığı kabağı ellerine sürüyor.
Birbirlerinin ellerini tutmaya çalışıyorlar. Beti de bütün
bunlara neşeli gülücüklerle karşılık veriyor. Hem Kaya için
hem de benim için üzücü bir gelişme oldu bu taşınma işi.
Kendilerini Deniz ve Mila'nın yanına uğurluyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








