11 Mart 2014 Salı

Suffolk Ayısı

Yağmur'dan gelen oyun parkını hala seviyor Kaya. İçinde zıplamayı, dışarı birşeyler fırlatmayı, suratını fileye yapıştırıp konuşmayı... Bir de ara ara böyle dost sohbetleri oluyor oyun parkında. Gamze'nin yolladığı Suffolk ayısı. Teyzeyi ikame eden bir ayı yani anlayacağınız.



Yatak İçi Muhabbetleri 




Kremler

Sonunda bu anı belgeledik. Kaya'nın en sevdiği aktivitelerden biri krem sürmek. Hayali krem. Herşey de krem olabilir üstelik. Eline geçen kapağı dödürülerek çevrilen herhangi birşeyi eline alıp, parmağını ucuna değdirip sonra kendine, hatta istersek bize de sürüyor. En büyük ikramlarından biri de yine krem sürmek. Birine krem sürüyorsa, araları olmuş demektir. Aynı şekilde, biz elimize geçirdiğimiz birşeyi “Aaa, Kaya bak bu kremmiş” diye kendine verirsek de yine hemen alıp sürünmeye başlıyor. Süslü oğlum benim.





Sümükler Buruna Işıltı Katar


Kaya'nın Selfie Denemeleri




Bahçe Cücesi 

Dünyadışı varlıklar gelip çocuk dediğin nasıl bir şey deseler, temsili fotoğraf olarak bunu gösteririm işte.


“Çekmeyin Kardeşim Yahu!”


“DedeeeeeeeaaA!”


Işınla Bizi Scotty!

Oğlum bazen öyle hallerin, öyle bakışların oluyor ki, “hah” diyorum, “büyük adam olsaydı da ancak böyle olurdu”. Saçlarını da kestik (2 günde bu şekli alabildi saçların, kahküller ve arkalar ayrı ayrı ve günün farklı saatlerinde kesilmek suretiyle) tam oğlan çocuk oldun şimdi. Yani gözümde canlandırmaya çalışsam, 20'li hatta 30'lu yaşlarında nasıl olacaksın diye; yine gözümün önüne bu ifade geliyor be oğlum. Şöyle bir geleceğe gidip gelsek, nasılsın, iyi misin diye sonra geri dönsek olmaz mı ki?




En Sevgili Matara

Gamze Kaya doğduğunda getirmişti bunu, 9 aylık olduğundan beri kullanıyor Kaya bunu. Kapağı kırıldı filan ama, muhtemelen sahip olduğumuz en sağlam aletlerden biri. Çelik. Darbeye dayanıklı. Haliyle her türlü eğlence sektirmesine inatla cevap veriyor Kaya'nın. Oğlan da bayılıyor buna, elinden düşürmüyor.



Uçan Araba


Büyük Dede 90 Yaşında

Nazmi Dede'nin 90. yaşını kutlamıştık aslında ama büyük teyze yoktu aramızda. Serpil Teyze gelince, dede için bir kutlama daha yapıyoruz. Mutlu yaşlar dede!


Toplar

Yeni ilgi alanlarından biri de toplar. Her türlüsü, her boyu, sönmüşü, patlamışı hepsi makbul.



Küçük Descartes


Merhaba Dünyalı Biz Dostuz

Biliyor musun Kayacım, -lafa bak tabii ki biliyorsun- insanların gözleri kalplerine açılan kapılar gibidir. Bazen, çok sevdiğin birinin gözlerine bakınca kendini görürsün, bazen bütün dünyayı, bazen hiç bilmediğin başka diyarları. Sonra bizim yaptığımız gibi tıpkı, gözlerini bildiğin insanların neler düşündüğünü, hissettiğini anlayabilirsin hiç konuşmadan.



“Yoğurt Yedim”


Oyun

Bu oyun işi ebeveynler için büyük imtihanmış. Çocuk kuzu kuzu, serbest serbest oyun oynarken “o öyle değil böyle, onu bırak bunu al bak bu daha güzel” deyip elindekini almamak ya da “bak şimdi bununla böyle oynanır” dememek için kendimizi tutmamız gerekiyor ki çocuğun güzelim oyununu sabote etmeyelim, oyundan soğutmayalım. Garip bir görev bilinciyle, her dakika çocuğa birşeyler öğretmeye çalışan didaktik “öğretmen” ebeveynlerden hoşlanmıyorum ben. Oyun Kaya'nın güvenli özgürlük alanı, hayal dünyası, kişiliği öyle gelişecek. Öğrenmek oyunun bir sonucu zaten, başında birşeyler anlatıp durmasam da illa ki öğrenecek.

Bir de şöyle bir tuzak var; “Çocuğum 3 küpü üstüste koydu acaba çok mu zeki?” tuzağı. Ne olursa olsun, neyin normal olduğunu 100 kere okumuş, dinlemiş ebeveynler olsak da, yine de, eline şu geometrik şekilli oyuncağı aldığında, sessizliğe bürünüp huşu içinde ne yapacak acaba diye bekliyoruz. Yine de oyuncağa Rubik's Cube, Kaya'ya da deha muamelesi yapmamız bir an kadar sürüyor muhtemelen.



Taklitçi Maymun


Bu Oyuncaklar Ne Zaman Kalkacak Buradan?


Sıradan Bir Sabah


Acayip Bir Kuğulu Park Macerası

Bu noktaya nasıl geldik? Geri saralım: Kaya'nın 1 yaş testlerinde demir eksikliği olduğu ortaya çıktı. Hiç kullanmadığımız demir damlalarını kullanmaya, demir emilimiyle ilgili olarak yediklerine çok dikkat etmeye başladık. (Dünya henüz bir toz bulutuydu.) Bütün bunları yapıp 15 aylık oolduğunda testi yenilememiz ve durumlarda ilerleme var mı, endişelenecek bir durum var mı görmemiz gerekiyordu. Bu küçücük testi bile beklemek benim için bir zulüm oldu. Kan alınması 3 kişinin çocuğu kaba kuvvetle zaptettiği, birinin de koluna iğneyi sokuşturduğu bir işlem çünkü ve oğlana yeniden aynı şeyleri yaşatmayı hiç istemiyordum. (Bu noktada da, çocukları daha önemli sağlık sorunları yaşayan anneler için çok çok üzüldüm. Günlerini ne olacağını bilmeden küçük kuzularıyla hastanelerde geçiren ailelere sabır, huzur ve iyi sonuçlar diliyorum. Bütün çocuklar iyi olsun) Neyse. O gün geldi haliyle. Kaya mekanı görünce önce bi huylanıp mızıldandı, sonra da ortaya bırakılan şeker kavanozundan şeker çıkarıp bekleyenlere dağıtmaya girişti. Pür neşe, hemşirenin bizi çağıran sesiyle sonlandı ve evet, yine aynı şeyler yaşandı. Kıyamet koptu, bizim gözlerimiz doldu. Kaya'nın kolunu kurtarır kurtarmaz dışarı attık kendimizi.

Düzen Laboratuvarları Kuğulupark'ın dibi. İyi ki. O gün güneşli bir gündü ve parkta bir sürü çocuk vardı iyi ki. Mahsun oğlan çocuğu, kaydırakları görünce, ağlaması durdu. Kendini oyuna verdi. Bizim de neşemiz yerine geldi.


Cilve


Araba Yolculuğunda Çağ Atladık

Oğlan bir süredir koca adam gibi seyahat ediyor arabada. Camdan dışarı bakarak, müziğe eşlik ederek, koltuğunun kenarında ritm tutarak. Büyüyorsun oğlum.

Bu arada, bu bereyi babaannen ördü sana.


Süpermarket Günlükleri

Şehir bebesi Kaya, market alışverişini çok seviyor. Market arabasında yayılma kısmından, eve dönüşte poşetleri boşaltıp yerleştirme kısmına kadar her aşamada bizimle ve pek memnun. Gönül isterdi ki, bostanımızdaki sebzeleri toplarken memnun olsun markette raftan seçerken değil ama şunu unutmamak lazım; önemli olan öyle ya da böyle memnun olabiliyor olması. Kaya ve yanakları, mutlu bir yapıya sahipler ve bu bir lütuf.



Kaya Egemen Aradığı Aşkı Şiş Köftede Buldu


Babaanneyle Bir Gün

Bugün Kaya, babaanne ve baba beraber takılıyorlar. Anne yok. Biraz Tunalı gezmesi, biraz ev ziyareti, sonra da yemek.



Dans Dans Dans

Kaya babaannenin evinde Strauss'u keşfetti. Radetzky Marşı...



Eller ve Ayaklar Uykuda

Uykunun her halini her dakikasını zihnime kazımak istiyorum, keşke mümkün olsa. Nefes alıp verişini, dudaklarının kenarlarındaki kıvrımları, ara ara uykuda gülmeni, iç geçirmeni... Uyku hali, bir nevi seyehat hali. En tatlı rüyalar senin olsun oğlum, en tatlı rüya ülkesi seninki olsun.


Pirzola

İlk pirzola. Bir oturuşta 3 tane olarak da kayıtlara geçsin.


Kaya Misafirlikte

Kaya geçen gün eve dönerken Tülin ve Nihat Amca'ya rastlamış. “E hadi bari, bi 10 dakka uğriyim de Zeyno'yu da bi göriym” demiş.


Tunalı


Omlet

Sabah kahvaltısı menümüze yeni bir reçete eklendi; peynirli omlet. Kaşar, labne, ve keçi peyniri karışımıyla yapıyor baban her sabah. Kendi kendine yiyebildiğin için belki de bu kadar çok seviyorsun omleti. Bazen ellerinle, üşenmezsen tek tek çatala batırarak yiyorsun.


Diş Fırçası

Bu diş fırçası takımı ve diş macunlarını Kaya küçükken babam getirmişti Amerika'dan. Florsuz falan filan. Alttaki iki dişi çıktığından beridir de babam dişlerini fırçalayıp fırçalamadığımızı soruyordu. Sonunda o gün geldi. Kaya kendi kendine dişlerini fırçalıyor ve buna bayılıyor. Gerçi şu anda diş fırçalamak sandığı şey, ağzına o fırçayı dürtüp, kemirmek. Arada da musluğun altına uzatıp ıslatmak ve tekrar ağzına sokmak. Bu da mesela, müdahele etmezsek 10-15 dakika sürebilen bir aktivite.


Bir Başka Park

Bir diğer park da anneanne ve dedenin sitesindeki park. Burası daha büyük ve daha fazla çocuk var. Çoğunlukla da yabancı çocuklar, onları da anneleri yaz-kış sokağa çıkarıyor. Bir de burada haylaz anneanne avantajı var tabi. Bir tek annenle gitmiş olsan, salıncakta sallanan o çocuğun boşta duran scooterına binemezdin oğlum.



Parklar ve Bahçeler Genel Müdürlüğü

Oğlum, doğduğundan beri kar, kış, kıyamet demedik, bahçeye çıktık. Şanslıyız, oyun oynayabiliyorsun bahçede ve umarım büyüyünce de bahçede oynamayı seversin. Kış günleri, fazla sosyalleşme ihtimalin olmuyor çünkü nedendir bilinmez, sitemizde bir sürü bebek ve çocuk olmasına rağmen, kışın kimse dışarı çıkmıyor. Ama kediler var, otlar böcekler var, güneş var, rüzgar var, bahçede unutulan pörsümüş toplar var, kurumuş yapraklar, ağaç kabukları var, çiçekler var... Senin ilgini çekebilecek, küçük parmaklarınnın arasına ustalıkla kıstırabileceğin milyonlarca şey var. Sırf yanaklarının nasıl al al olduğunu görmek için bile seni bahçeye çıkarmaya değer Kayacığım.

Bu arada not düşeyim, çocuk parkında en sevdiğin şey kaydıraktan kaymak, ikinci de sallanmak. Defalarca kez üstüste sıkılmadan kayabilirsin.