Kaya Egemen Look Book-4
18 Mart 2013 Pazartesi
Çıkalım mı?
Bunu büyüyünce cesaretini toplayıp sevdiği insana söyleyeceğini düşünmek çok eğlenceli. Şimdilik ben ona söylüyorum, bahçeye çıkarken. Bahçe kısmını seviyor da, giyinmekten hiç haz etmiyor. Babasına çekmiş sanırım, yeterince hızlı davranmazsam daralıveriyor hemen. Havalar biraz ısınsa da kurtulsak şu paltolardan!
Baba Saçı
Babanın saçı anneninkinden fazla. Böyle böyle alışacak işte; çeşit çeşit, binbir türlü insanın varlığına.
İyi insanlar da var, kötüler de. İyi insan olmak, normal ve beklenilen sıradan bir durum olması gerekirken, artık övünülecek bir hal aldı. İyi insan olmakla övünüyoruz. Oğlumuz da öyle olsun istiyoruz bittabi. Ve şanslı olmasını umuyoruz tüm kalbimizle. Şanslı olsun. İyi insanlar olsun çevresinde. Gizli ajandalardan uzak olsun oğlumuz. Mutlu olabilsin kolayca. Şimdi olduğu gibi. Kolay gülsün ve ne kadar törpülenirse törpülensin, ruhunun derinliklerinde bir yerlerde içinden geldiği gibi ve yargılamadan yaşama dürtüsü kalsın.
Umarım oğlanı, terbiye ve iyi ahlak eğitimi vermeye çalışırken bozan ebeveynlerden olmayız. Şimdilik olmuyoruz gibi. Şimdilik babasının saçlarını tutup çekince avucunun içinde kalıyor. Gülüyor sonra, biz de ona gülüyoruz. Ya da biz gülünce o da bize gülüyor. Oturup ayıklıyoruz saçları elinden.
Balparmak
Hayır efendim Balparmak sadece bir bal markası değil. Kendisi somut olarak var ve oğlumun elinde ikamet etmekte. Kaya'nın en önemli uyku sinyali, bu parmak emme durumu. Anne karnında başladığı bu alışkanlığı şiddetle sürdürmekte. "Endişe etmeye gerek yok, bir süre sonra kendiliğinden bırakırlar, karışmayın" mealindeki o kadar okumaya rağmen, bir yandan da korkmuyor değilim bu parmak hep bu kadar lezzetli kalırsa ya diye. Bir yandan da 40 yaşına gelip de hala parmağını emen birini hiç tanımadığımı düşünüyorum. Ya da belki de bizim oğlan ilk olur :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









