İstanbul Sırıtması
Bu fotoğrafa bayılıyorum. Tam çocuksun işte,
çocuk dediğin böyle bir şey. Neşeli, mutlu ve huzurlusun. Hemen gülüveriyorsun.
Uyandığında beni çağırırken bağırmıyorsun bile; biliyorsun ki çağırdığın anda
sen sesini yükseltmeden ben zaten geleceğim. Oyunlara bayılıyorsun, başka
çocuklara da öyle. Sevildiğini hemen anlıyorsun ve çok da güzel seviyorsun.
Yanaklarımı küçücük iki avucunun içine alıp, gözlerime bakarak incecik sesinle
birşeyler geveliyorsun; burnunu burnuma sürtüyorsun. Her sabah biz işe giderken
babanla bana sarılıp “gucu-gucu” yapıyorsun, arkamızdan el sallayıp, öpücük
yolluyorsun. Kapı kapandıktan sonra, gülerek oyuna koşan sesini duyuyoruz
dışarıdan.























