16 Ocak 2014 Perşembe

Yemek Nasıl Yenir?

Çocukların kendi kendilerine yemek yemeyi öğrenmeleri çok eğlenceli bir o kadar da yorucu bir süreç. Yemeğe dokunmasına, çatal, kaşık tumasına, su içmeye çalışmasına müdahele etmeden izin vermek gerekiyor. Fakat bu şu anlama geliyor: Su kafadan aşağı dökülebilir, yemek tabağı kafaya geçebilir, çorbayı çatalla içmek denenebilir, yemek taneleri suda çözünür mü ya da şişeden içilebilir mi araştırılabilir. Yoğurt avuçlanabilir, et yemekleri Muzo'ya yedirilebilir, üstelik belki Muzo nohut ve fasulye de seviyordur? Evet sonunda öğerniyor gerçekten. Şu anda kaşığına yapışabilen yiyecekleri kaşıkla yiyebiliyor ve çatalına bir iki parça batırabiliyor. Eller zaten sorunsuz çalışıyor. Fakat bunlar olurken, biz her yemekten sonra ciddi bir temizlik ve banyo işine girişiyoruz. Günde 3 kere.

Dışarıda yemekse ayrı bir muamma. Gittiğimiz yerlerde bizi bilen garsonların yüzünde genelde acıklı bir ifade oluşuyor. Kaya'nın mama sandalyesinin altında yemek artıkları, su, peçete ve ıslak mendilden oluşan ve temizlendikçe kendini yenileyen bir tepecik oluyor genelde. Her gittiğimiz yerde, ben de ellerimle yemeğe dalıyorum. Sonuç, yağ ve yemek artığına bulanmış anne, üstü defalarca değiştiği için yedek kıyafetleri sonlanmış, saçlarından yemek ve su damlayan bir oğlan çocuğu.



Alışveriş

Şimdiden biz onun peşinden yürümeye başladık.


Gece ve Bizim Çocuk



Evin Oğlanları



Kaçak Foto

Baban bunu benden gizli benim telefonumla çekmiş oğlum.


Arabada

Çocuğum, evladım... Bütün çocuklar arabada giderken koltuklarında uyuyor ya da pencereden dışarı filan bakıyorlar. İnsanlar uzun yol yapıyor, tatile filan gidiyor bu şekilde. Bizse sadece 15 dakika yol alabiliyoruz, neden? Süremiz dolduğu anda o ana kadar gördüğün en ilginç şeyi bulamazsak eğer çığlıklar başlıyor. Metalci mi olacaksın oğlum?

Ne kadar eğlenceli bir şey halbuki hazır arabayı kullanan bir şoför ve bir de hizmetkarın varken boş boş pencereden bakarak arabada seyahat etmek.


Muzo'nun Uyku Koltuğu İşgal Edilmiş

Çocuk haklı beyler. Ne yapsın, Kaya'nın çantasına yerleşmiş o da.


Yılbaşı Kahvaltısı

Bir yılbaşını daha evde geçirdik, pişman değiliz. En azından ben bu sefer 12'den sonra uyudum. Yeni yılın ilk gününde sabah 8'de ayaktayız. Dışarıda kahvaltı için sokağa çıkıyoruz. Sokaklar terkedilmiş gibi. Kimsecikler yok. Muhteşem! Fırıncı Orhan'a girip yılın ilk kahvaltısını yapıyoruz birlikte.



Osman – Kaya Muhabbeti 


Uzaktan Kumanda

Bir sürü oyuncak var evde. Tabii ki onlar arzu nesnesi olamıyorlar. Uzaktan kumanda ve telefon favorileri. Yetişkinlerin de favorileri onlar. Oğlan çocuğu dediğin de taklitçi bir maymun zaten.


Kahkaha

Deseler ki habire aynı anı yaşayacaksın, böyle sonsuz bir döngü halinde. Hiç itiraz etmem. Kaya'nın güldüğü ya da mutlu olduğu anlara denk gelsin.


Düşünüyorum, Öyleyse Kakam Var.

Bir insanın en ciddileştiği anlardan biri kaka yaptığı zamanmış, onu anlamış olduk. Dünyayı kurtaracak. Nasıl bir uzaklara bakma, nasıl bir derin düşünce, bir ıkınma anlatamam. Boşuna tuvalette gelmiyor aklımıza bir sürü fikir. Ya da belki biz öyleyizdir sadece ve oğlan da bize çekmiştir.


Teyze Gezmeleri


Teyzeyle Akşam Yemeği

Mezzaluna. O balık var ya... O bitti, etrafındaki ot, sebze vs. de bitti. Biraz balık seviyor. Biraz.


Gamze'nin Gelişi ve Pijama Partisi

Gamze bu sefer de Boston'dan geldi. Yeni okul, yeni hayat. Yeni yeğen? Kaya, teyzesi onu son gördüğünde 3 aylık bebekti. Dolayısıyla ikisi de birbirini yeni görmüş gibi oldular. Bir haftasonunu annemlerde kalarak beraber geçirdik. Hızlandırılmış kur halinde vakit geçirdiler birbirleriyle. Kaya'nın fotoğrafta oynadığı oyuncak Gamze'nindi küçükken.

Teyzeyi özlemek üzere uğurladık sonra. Bakalım bir dahaki sefer ne zaman olacak?




Mendil Emmek

Bu ıslak mendillerin inanılmaz bir cazibesi var. Kaya için öyle en azından. Kimyasal tatları mı seviyor nedir, eline geçirdiği anda ağzına alıp emmeye başlıyor. Ağzından çıkarmaksa tam bir meydan okuma.


Haydi Gençler Namaza

Sündüz Emmi abdestini aldı, namaza hazır.


Zıplarken Dili Isırmak Çok Mümkün


Uyku

Kaya 18 Aralık'ta sünnet oldu. Yürümesine, hareketlerine, uyku pozisyonuna dikkat etmemiz gerekiyor. Darbe almaması, düşmemesi, sırtüstü uyuması lazım. Tabii ki, bizim oğlan yüzüstü uyumayı seviyor ve tabii ki çok hareketli. Hem prosedürün kendisi, hem hareketlerinin kısıtlanması mahsunlaştırıyor oğlanı. Bu süreçte, bebekliğinden beri sadece hastalandığında yaptığımız bir uygulamaya dönüyoruz; beraber uyumak. Bütün uykulara beraber yatıp, beraber kalkıyoruz. O uyuyor, ben uyumadan onu döndürüyorum. Zaten uyumak istesem de uyuyamıyor, en ufak kıpırtısında telaşla uyanıyorum. Üniversite hayatımdan beri ilk defa 48 saat boyunca hiç uyumadan duruyorum. 48 saatin sonunda uyuduğumuz ilk öğle uykusunda ben de oğlanın elleri yanaklarımda sızıyor ve dünyanın en tatlı 3 saatlik uykusunu uyuyorum. Panikle uyandığımda görüyorum ki, oğlan hala uyumakta ve o aynen bıraktığım gibi sırtüstü yatıyor. İkimiz de yorgunluk atıyoruz.

Farkediyorum ki, oğlanı epeydir uyurken fotoğraflamamışız. Uyku dünyanın en tatlı şeyi halbuki. Uyuyan oğlan çocuğu daha da tatlı. Ayakları, elleri, yanakları hep mutlu. Nefes sesi sedatif, meditatif. Seyretmeye doyamıyorum.

Bu beraber uyuma işi tam 5 gün sürüyor. 5. günün sonunda Kaya yatağına dönüyor. Hem de hiç sıkıntısız. Fakat sanırım bende alışkanlık olmuş onunla uyumak. 6. günün sabahı uyandığımda, Kaya'nın ellerini, suratıma yapıştırıp ağzıma tıkıştırdığı ayaklarını arıyorum... Sanırım büyüdükçe de hayatımız bu ve bunun gibi tecrübelerle dolacak.

Bütün çocuklar huzurla, güvenle, kendilerini seven birileriyle uyuyabilseler keşke.






Anneanne Kucağı


Dil

Bu fotoğrafı babaanne çekmiş. Bu resmi her gördüğünde dilini çıkarıp gülüyor. Sanırım kendisinin en sevdiği fotoğrafı bu.


Kahve ve Su

Herkes birşeyler içerken onun içmemesi düşünülemez.


Babaanneye Haftasonu Ziyareti