7 Mayıs 2014 Çarşamba

Staring at the Sea and Staring at the Sun

Gözlerim kamaştı.

Güzel, tatlı, bal yanaklı oğlum,

Umarım hislerini ifade etmekten hiç korkmayan, çekinmeyen birisi olursun büyüyünce de. Şu anda öylesin ve bu o kadar güzel bir şey ki, sana baktıkça tekrar çocuk olasım geliyor. Büyüyünce de böyle kal. Ne güzel, şu anda sevmek istediklerini seviyor, istemediklerini sevmiyorsun. Canın çekmeyince kimseyi öpmüyor, bay-bay yapmıyorsun. Ve çocuksun ya hani, hiç ayıplamıyorlar seni, ne güzel! Belki zamanla, toplum kuralları ve nezaket icabı, bazı şeyleri istemeden de yaparsın. Ama umuyorum hiçbir zaman kalbinden geçenle çatışmaz yaptıkların. Umarım hep şimdiki gibi korkusuz olursun. Kendinin iki katı büyüklükteki köpeğe koşarak gidip sarıldığın gibi. Umarım korkuyu öğrenmek zorunda kalmaz, tecrübe etmezsin. Umarım hep kendine şimdiki kadar çok güvenen, neşeli, barışçıl, paylaşımcı bir adam olursun. Umarım hep meraklı olursun, şimdi kaldırım taşları arasında biten ota böceğe bakmak için durduğun gibi, büyüyünce de güneşe, yıldızlara bakmak için durursun. Umarım hep gösterişten uzak, gerçek, kolay tatmin olan, kolay beğenen, kolay mutlu olan, kolay karar veren, kompleksiz, rahat bir adam olursun. Umarım güzel bir ailen olur. Umarım hep mutlu olursun. Ve sağlıklı. Ve huzurlu.




“1”


Dönüş Yemeği

Döndük Ankara'ya, buz gibi kış havasına. Nasıl oldu anlamadık vallahi. Bu arada, sen bayağı çatal-kaşık kullanır oldun oğlum. Beceriyorsun yemek yemeyi. Birazzzcık ortalık kirleniyor, o kadar.

Bu yemek itibarı ile repertuara eklenenler: kardeş (yan masadaki çocuk), Mehmet. (garsonumuz)


Yatak Azmanı



Alaçatı Uykuları

Sere serpe, mışıl mışıl ve ayılı. Bu ayıdan yedekledim. Beraber yatıp, beraber kalkıyorlar. Uyandığında mutlaka onu da kucağına alıyor, öyle çıkıyorlar yataktan.



Bir Selfie de Alaçatı'dan



Amcanın Gitarı

Amcanın kıymetli gitarını da çalmadım demezsin artık Kayacığım.


Alaçatı Cafelerinde Yeni Tatlar

Çilek ve cevizli, lorlu kurabiye.



Mutfak Aletleri Demosu


Yan Masadan Gönderdiler

Arkamızdaki masada oturan kadın bizimkiyle epey bir ilgilendi. Bizim ki de bittabi ilgisine karşılık verdi. 20 dakika filan “cö” yapmak için oturup oturup kalktı orada, kahkahalar atarak.


O kadar gezme arasında bahçe işlerini de ihmal etmedi.


Alaçatı Cafe Teftişi

Alaçatı Köyü'nde metropol hayatı süren Kaya, her gün başka bir cafede, her gün başka bir gezmede görüldü.








Senin Kahven de Gelmiş Oğlum

Taklitçilik meselesi söylediklerimizi tekrarlamakla kalmıyor tabii ki. Cafelerde oturup kahve içiyoruz, o da istiyor. Şöyle bir çözüm bulduk, ona da küçük fincanla köpüklü süt istiyoruz, bayıla bayıla içiyor.


- Hazır mısın?
- Baba!


Üçüncü Alaçatı Seyahatimiz

Bu sefer 21 Nisan – 3 Mayıs arası Alaçatı'dayız. Önce amcayla, sonra yalnız, sonra babaanne ve tekrar amcayla bir tatil geçiriyoruz. Bu oğlum, senin bugüne kadar en çok kudurukluk yaptığın tatil. Yaşın ve kabiliyetlerin de azmaya daha müsait artık. Sürekli sevinç çığlıkları atarak, kendi kendine konuşarak ve koşarak geçirdin bu tatili. Üstüne üstlük bir de dilin çözüldü, bir gevezeleştin ki sorma. Gezmeye çıktığımızda, duş yaparken, arabada, yemekte, her yerde car car bir şeyler konuşup duruyor ve şahane papağanlık yapıyorsun. Söylediklerimizi tekrar ediyorsun. Çok ama çok eğlenceli, çok komik bir çocuksun Kaya.

Alaçatı itibarı ile repertuarını yazıyorum: ters, düz, muz, pis, çiş, kaka, dört, ateş, anne, baba, dede, miyav, hav, at, gel, deh, aç, terlik, ateş, tartı, mama, hayır.



Bayır Gülü

Can kuş! Bırakalım bütün gün çimenlerde yuvarlan e mi?













Kediler

Miyavlıya miyavlıya bir hal oldu çocuk. Hem de uzun uzun çeşit çeşit miyav tonlaması biliyor. Balkonda ikamet eden kedilerin de mamalarının nerede durduğunu biliyor evde. Bazen kapıveriyor bir tane, tutturuyor hadi verelim diye :)



Hakiki Profil Fotosu

Profil denince akla artık facebook geliyor bu zamanlarda Kaya'cığım. Bakalım sen büyüdüğünde neler olacak. Sosyal medya diye bir şey olacak mı hala yoksa tüm iletişim mecraları kapanmış mı olacak? Space Odissey 2001? Umarım oğlum, düşünce özgürlüğünün olduğu, herkese eşit şartların sağlanabildiği bir gelecekte, sağlıkla, huzurla yaşlanırsın.


Memur Bey'in Öğle Arası


Memur Bey İş Başında

Önce evrak işleri, arkasından uzuuun bir telefon görüşmesi ve aaa, öğlen arası saati gelmiş bile.


“Gıdıkla”


Ağaç Arası

Babaannenin bahçesinde bir akşam üstü.


Bisiklet

Sonunda bir bisikletin oldu! Parkta bisikletli çocukları takibe alan Kaya, sonunda kendisininkine kavuştu ve çoook sevdi.



Egemen Sirki

Bu da biletçisi.


Cafe'lerde Hayat

Seninle hepsi eğlenceli oğlum. Yalnız arada uyku basarsa, nerede olursak olalım fark etmez, uykun gelince, o el benim yakadan içeri dalıyor. Diğeri de senin ağzına kaçıyor, cok cok parmağını emiyorsun.


Baba Bir Masal Anlat Bana


Balkon Sefası

Sonunda havaların bir miktar ısınmasıyla balkon sezonu açıldı. Anneanneyle balkon sefası.



Azmanella

Evimizin süper kahramanı! Bu fotoğraf çekildiği anda, alt değişiminden firar etmiş durumdasın oğlum. Altında bez yok yani; sivilsin. Elindeki iki parça tahtayı çot, çot birbirine vurarark “aaAAaaa” diye bağırıyor ve evin içinde koşturuyorsun. Çok da iyi ediyorsun. Bir daha ne zaman yapacaksın ki?


Selfie Çılgınlığı Devam Ediyor