Staring at the Sea and Staring at the
Sun
Gözlerim kamaştı.
Güzel, tatlı, bal yanaklı oğlum,
Umarım hislerini ifade etmekten hiç korkmayan, çekinmeyen birisi olursun büyüyünce de. Şu anda öylesin ve bu o kadar güzel bir şey ki, sana baktıkça tekrar çocuk olasım geliyor. Büyüyünce de böyle kal. Ne güzel, şu anda sevmek istediklerini seviyor, istemediklerini sevmiyorsun. Canın çekmeyince kimseyi öpmüyor, bay-bay yapmıyorsun. Ve çocuksun ya hani, hiç ayıplamıyorlar seni, ne güzel! Belki zamanla, toplum kuralları ve nezaket icabı, bazı şeyleri istemeden de yaparsın. Ama umuyorum hiçbir zaman kalbinden geçenle çatışmaz yaptıkların. Umarım hep şimdiki gibi korkusuz olursun. Kendinin iki katı büyüklükteki köpeğe koşarak gidip sarıldığın gibi. Umarım korkuyu öğrenmek zorunda kalmaz, tecrübe etmezsin. Umarım hep kendine şimdiki kadar çok güvenen, neşeli, barışçıl, paylaşımcı bir adam olursun. Umarım hep meraklı olursun, şimdi kaldırım taşları arasında biten ota böceğe bakmak için durduğun gibi, büyüyünce de güneşe, yıldızlara bakmak için durursun. Umarım hep gösterişten uzak, gerçek, kolay tatmin olan, kolay beğenen, kolay mutlu olan, kolay karar veren, kompleksiz, rahat bir adam olursun. Umarım güzel bir ailen olur. Umarım hep mutlu olursun. Ve sağlıklı. Ve huzurlu.




