14 Temmuz 2014 Pazartesi

Kuzu

Günler hızla geçiyor, sen hızla büyüyorsun oğlum. Sen büyürken, dünyada bir sürü birşeyler olmaya devam ediyor. Ortalık yakılıp yıkılıyor, insanlar, çocuklar, hayvanlar ölüyor, birileri birilerini eziyor. Bütün bunlar olurken, sen, zamanı durduruyorsun Kayacığım. Senin yanına gelince her şey bitiyor. Korku, endişe, gelecek kaygısı yerini senin yumuşacık yanaklarına, artık kokmaya başlayan pasta ayaklarına bırakıyor. Bir kere sarıldın mı, bir kere gülümsedin mi kendimi unutuyorum, hayat duruyor ve içimi derin bir huzur kaplıyor. Sanırım bu durum hep böyle olacak.

Neşeni kaybetme oğlum. Heyecanını, isteğini hiç kaybetme. Karanlık günlerden o şekilde sıyrılabilirsin işte. Benim endişe duyduğum o geleceği, memleketin bu saçma sapan halini öyle bertaraf edeceksin işte. İsteklerinle, neşenle, heyecanınla, merakınla ve onların peşinden giderek. İşte böyle düşündüğümde rahatlıyorum Kayacığım. Çok güzel olacak her şey.


Şapkamın Altındayım

Bahçede saklambaç oynamak çok ciddi bir iş. O şort, o şapka, o duruş, o gülüş, o göbek, o bacaklar, o eller, o terlikler ve içindeki ayaklar... Kusursuz saklambaç oyunu için bunların hepsinin biraraya gelmesi lazım. Bu arada Kayacığım, bu ayağındakiler muhtemelen şimdiye kadar en sevdiğin terliklerin. Birisi “kim aldı sana bunları?” diye sorunca “dede” diye cevap veriyorsun. Alındıklarının ertesi günü sabah uykudan uyanıp bunlara götürdün beni “giy, giy” diyerek.



Hav & Kaya


10 Temmuz İtibarıyla Kelime Repertuarın

Kaya, anne, baba, Özge, anneanne, babaanne, dede, amca, teyze, abi, abla, meme, su (ah), aç, yoğurt, yok, daha, ayna, ayran, giy, kalk, tak, Yazgül, Döne, Ateş, Ayşe, Maya, Osman, Mahir, ekmek, muu, miyav, hav, kedi, duş, muz, buz, tuz, biber, baybay, i-pad (ahpitti), peynir, zeytin, bitti, attı, git/gitti, gel/geldi, kalk/kalktı, pipet, kiraz, çıtçıt, hapşu, kapak, yaprak, çanta, mama, sümük, top, çiçek, bardak, çiş, kaka, bak, tamam, alo, bez, süt, taş, şarj, geldik, hayır, çöp, makarna, kozalak, ben, acı, elma, havlu. Ha bir de bütün garsonlar Memet.
Büyük Teyze'nin Ziyareti

Serpil Teyze'yi bahçede gezdirip parka götürmüşsün Kayacığım. Marifetlerini sergilemişsin, bravo sana.


Balonlar & Muzo + “Alo, mmm, bay”

Bu balonları Gymboree'de keşfettin. Eve aldık. Muzo da sen de bayılıyorsunuz ve biraradayken şahane oluyorsunuz. Muzo'yla bizden gördüğün sevgi sesiyle konuşuyorsun hep. İncecik, tiz bir ses, lastik ördek sesi gibi. Sevdiğin şeylere hep o sesle yaklaşman çok hoşuma gidiyor. Sevmesini bilen tatlı oğlum benim.

Sonra bir de taklit telefon konuşmaların var. “Alo, mmm, bay” şeklinde bir monolog kuruyorsun ve epey kısa kesiyorsun gerçekten, tebrik ederim.


MediaMarkt Yemek Şöleni

Biz eve alınacaklarla uğraşırken Kaya ve anneanne ortalığı talan etmekle meşgul. Teşhirde duran tencere, tava, kaşık ve hatta makarnalarla yemek yapıyorlar. MediaMarkt iftar çadırı.


Nudist

Çıplak kalmaktan çok hoşlandığını söylemiş miydim? Çok mutlu oluyorsun. Biraz babana çekmişsin bu konuda.



Yağmur, Ayşe ve Özgür'le Bir Gün

İlk ağaca tırmanma eylemini Ayşe sayesinde gerçekleştirdin oğlum. Tırmanırken iyiydi de, sonrasından pek haz etmedin sanırım. Ama Yağmur'la oynamayı çok sevdin. Evet. Ve oracıkta bir kazı alanı daha oluşturdunuz. Ya da tuzak mı desem bilemedim.



Şapkalı Azman


“Babaade” ile Akşam Yemeği

Babaanne tatildeydi, seni çok özlemiş Kayacığım. Sen de onu özledin. “Babaade” sayıkladın bol bol. Böylece kavuştunuz işte.


Kamyon

Babaannen almış bu kamyonu, yeni favorilerinden biri. Yanında gezdirmeyi pek sevdiğin için Döne ip bağlamış ucuna, göbeğini çıkara çıkara dolaşıyorsun elinde kamyonla.



Oyun

Kaya 18 aylık olduğunda oyun grubuna gitmeye başladı. Gymboree'ye gidiyoruz her cumartesi. Başka çocuklarla birlikte olmaktan çok mutlu oluyor. Başka çocuklara da Muzo'ya yaklaştığı gibi o incecik sevgi seiyle yaklaşıyor, sesini incelterek konuşuyor. Oyuncaklarını veriyor, topladığı yaprakları veriyor, vermeyi çok seviyor. Evde de bahçe konusunda şanslıyız. Yaşıtları yok pek ama yine de onunla oynamayı seven ve ona onun kadar iyi davranan arkadaşları var.


Ateş

Bu ilk ve en sevdiğin arkadaşın oğlum; Ateş.


Açız Aaaç!


Islak Mendil Kullanıcı Testleri


Temizlik Günü

Muzo da olan biteni perde arkasından izlemekte.



Coach Potato

Bir de o kumanda TV kumadası olsaydı...


Kutu - Kemer - Tekerlek

Evet bu üçünün birarada bulunduğu fantastik nesneye bisiklet deniyor ve Kaya'ya göre herhalde tüm zamanların en güzel icadı. Bir yerine de tencere ve vileda entegre edilebilse o zaman uzaya gider.



Akrobasi

Oğlum, anneannenle ikinizi sirke yazdırıcam ben.


2014 Vadi 3000 Kazı Çalışmaları

Arkeolog Kaya Egemen, Vadi 3000 Kazı Alanında kameralara poz verdi.



Çam İğneleri


Salıncak

Ve artık “daha hızlı” dönemine girmiş bulunmaktayız.



Toplar


Kuru Bir Şeyler

Bu elindeki, ismini bilmediğim bahçemizdeki bir ağacın sonbaharda döktüğü bir şeyler. Birkaç ayını bunlarla oynayarak geçirdin oğlum. Tek tek toplayıp, tutabildiğin kadarını avucunda biriktirip sonra gidip bir yerlere yığıyor ya da bahçedeki tahta piknik masasının ortasındaki delikten aşağı atıyorsun. Ve bu dediklerimi yarım saat boyunca büyük bir ciddiyetle ve sıkılmadan yapabiliyorsun.




“Bibi” ve “Ah”

Pipet ve Su


İkebana

Yeni meraklarımızdan biri çiçek toplamak, sonra onları eve getirip masa üzerlerine bırakmak. Dakikalarca çiçek toplayıp, bisikletinin sepetinde ya da Döne'nin yanında getirdiği torbada biriktiriyor. Sonra eve götürüyor. Akşam geldiğimde bana veriyor. Bora'nın dediği gibi, sayesinde çiçekleri seveceğim.




Kulağakaçan

Bunları bulmayı ve üflemeyi çok seviyorsun Kaya. Gördüğün zaman da yanaklarını şişirip üfleyerek “huff huff” diyorsun.





Serbest Muhasebeciler Birliği Lokali

Bayi Toplantısı da olabilir aslında fakat şu haliyle “gayri safi milli hasıla”dan bahsetme ihtimali daha yüksek görünüyor.



Uyku Pozu

Uyku emareleri: Parmak ağıza, anne kucağındaysa öbür el memeye, değilse t-shirt yakası ya da kol dikişlerine.


Hapşu!


Geleneksel Selfie Serisi

Kaya'nın kendi kendine çektiği bu fotoğrafları hiç kılına dokunmadan koyuyorum.





Aile Selfieleri



Sabah Sohbeti


Tuvalet

Hayatımızda bir de şöyle bir asürd gelişme oldu; Kaya kendi kendine çişini, kakasını söylemeye başladı. Hatta söylemekle de kalmadı, söylediği zaman illa ki tuvalete yapmak istiyor. 19 aylıkken bunu yapmaya başladı ve kabul ediyorum ki beni hazırlıksız yakaladı.


Kaya Nerede?

İşte buradaymış!


Babanın Bas Gitarı



Uyuyanın Üstüne Kar Yağarmış...