16 Ocak 2014 Perşembe

Uyku

Kaya 18 Aralık'ta sünnet oldu. Yürümesine, hareketlerine, uyku pozisyonuna dikkat etmemiz gerekiyor. Darbe almaması, düşmemesi, sırtüstü uyuması lazım. Tabii ki, bizim oğlan yüzüstü uyumayı seviyor ve tabii ki çok hareketli. Hem prosedürün kendisi, hem hareketlerinin kısıtlanması mahsunlaştırıyor oğlanı. Bu süreçte, bebekliğinden beri sadece hastalandığında yaptığımız bir uygulamaya dönüyoruz; beraber uyumak. Bütün uykulara beraber yatıp, beraber kalkıyoruz. O uyuyor, ben uyumadan onu döndürüyorum. Zaten uyumak istesem de uyuyamıyor, en ufak kıpırtısında telaşla uyanıyorum. Üniversite hayatımdan beri ilk defa 48 saat boyunca hiç uyumadan duruyorum. 48 saatin sonunda uyuduğumuz ilk öğle uykusunda ben de oğlanın elleri yanaklarımda sızıyor ve dünyanın en tatlı 3 saatlik uykusunu uyuyorum. Panikle uyandığımda görüyorum ki, oğlan hala uyumakta ve o aynen bıraktığım gibi sırtüstü yatıyor. İkimiz de yorgunluk atıyoruz.

Farkediyorum ki, oğlanı epeydir uyurken fotoğraflamamışız. Uyku dünyanın en tatlı şeyi halbuki. Uyuyan oğlan çocuğu daha da tatlı. Ayakları, elleri, yanakları hep mutlu. Nefes sesi sedatif, meditatif. Seyretmeye doyamıyorum.

Bu beraber uyuma işi tam 5 gün sürüyor. 5. günün sonunda Kaya yatağına dönüyor. Hem de hiç sıkıntısız. Fakat sanırım bende alışkanlık olmuş onunla uyumak. 6. günün sabahı uyandığımda, Kaya'nın ellerini, suratıma yapıştırıp ağzıma tıkıştırdığı ayaklarını arıyorum... Sanırım büyüdükçe de hayatımız bu ve bunun gibi tecrübelerle dolacak.

Bütün çocuklar huzurla, güvenle, kendilerini seven birileriyle uyuyabilseler keşke.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder