Uyku
Kaya 18 Aralık'ta sünnet oldu. Yürümesine,
hareketlerine, uyku pozisyonuna dikkat etmemiz gerekiyor. Darbe almaması,
düşmemesi, sırtüstü uyuması lazım. Tabii ki, bizim oğlan yüzüstü uyumayı
seviyor ve tabii ki çok hareketli. Hem prosedürün kendisi, hem hareketlerinin
kısıtlanması mahsunlaştırıyor oğlanı. Bu süreçte, bebekliğinden beri sadece
hastalandığında yaptığımız bir uygulamaya dönüyoruz; beraber uyumak. Bütün uykulara beraber yatıp,
beraber kalkıyoruz. O uyuyor, ben uyumadan onu döndürüyorum. Zaten uyumak
istesem de uyuyamıyor, en ufak kıpırtısında telaşla uyanıyorum. Üniversite
hayatımdan beri ilk defa 48 saat boyunca hiç uyumadan duruyorum. 48 saatin sonunda
uyuduğumuz ilk öğle uykusunda ben de oğlanın elleri yanaklarımda sızıyor ve
dünyanın en tatlı 3 saatlik uykusunu uyuyorum. Panikle uyandığımda görüyorum
ki, oğlan hala uyumakta ve o aynen bıraktığım gibi sırtüstü yatıyor. İkimiz de
yorgunluk atıyoruz.
Farkediyorum ki, oğlanı epeydir uyurken
fotoğraflamamışız. Uyku dünyanın en tatlı şeyi halbuki. Uyuyan oğlan çocuğu
daha da tatlı. Ayakları, elleri, yanakları hep mutlu. Nefes sesi sedatif,
meditatif. Seyretmeye doyamıyorum.
Bu beraber uyuma işi tam 5 gün sürüyor. 5.
günün sonunda Kaya yatağına dönüyor. Hem de hiç sıkıntısız. Fakat sanırım bende
alışkanlık olmuş onunla uyumak. 6. günün sabahı uyandığımda, Kaya'nın ellerini,
suratıma yapıştırıp ağzıma tıkıştırdığı ayaklarını arıyorum... Sanırım büyüdükçe
de hayatımız bu ve bunun gibi tecrübelerle dolacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder