Acayip Bir Kuğulu Park Macerası
Bu noktaya nasıl geldik? Geri saralım: Kaya'nın
1 yaş testlerinde demir eksikliği olduğu ortaya çıktı. Hiç kullanmadığımız
demir damlalarını kullanmaya, demir emilimiyle ilgili olarak yediklerine çok
dikkat etmeye başladık. (Dünya henüz bir toz bulutuydu.) Bütün bunları yapıp 15
aylık oolduğunda testi yenilememiz ve durumlarda ilerleme var mı, endişelenecek
bir durum var mı görmemiz gerekiyordu. Bu küçücük testi bile beklemek benim
için bir zulüm oldu. Kan alınması 3 kişinin çocuğu kaba kuvvetle zaptettiği,
birinin de koluna iğneyi sokuşturduğu bir işlem çünkü ve oğlana yeniden aynı
şeyleri yaşatmayı hiç istemiyordum. (Bu noktada da, çocukları daha önemli
sağlık sorunları yaşayan anneler için çok çok üzüldüm. Günlerini ne olacağını
bilmeden küçük kuzularıyla hastanelerde geçiren ailelere sabır, huzur ve iyi
sonuçlar diliyorum. Bütün çocuklar iyi olsun) Neyse. O gün geldi haliyle. Kaya
mekanı görünce önce bi huylanıp mızıldandı, sonra da ortaya bırakılan şeker
kavanozundan şeker çıkarıp bekleyenlere dağıtmaya girişti. Pür neşe, hemşirenin
bizi çağıran sesiyle sonlandı ve evet, yine aynı şeyler yaşandı. Kıyamet koptu,
bizim gözlerimiz doldu. Kaya'nın kolunu kurtarır kurtarmaz dışarı attık
kendimizi.
Düzen Laboratuvarları Kuğulupark'ın dibi. İyi
ki. O gün güneşli bir gündü ve parkta bir sürü çocuk vardı iyi ki. Mahsun oğlan
çocuğu, kaydırakları görünce, ağlaması durdu. Kendini oyuna verdi. Bizim de
neşemiz yerine geldi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder