11 Mart 2014 Salı

Acayip Bir Kuğulu Park Macerası

Bu noktaya nasıl geldik? Geri saralım: Kaya'nın 1 yaş testlerinde demir eksikliği olduğu ortaya çıktı. Hiç kullanmadığımız demir damlalarını kullanmaya, demir emilimiyle ilgili olarak yediklerine çok dikkat etmeye başladık. (Dünya henüz bir toz bulutuydu.) Bütün bunları yapıp 15 aylık oolduğunda testi yenilememiz ve durumlarda ilerleme var mı, endişelenecek bir durum var mı görmemiz gerekiyordu. Bu küçücük testi bile beklemek benim için bir zulüm oldu. Kan alınması 3 kişinin çocuğu kaba kuvvetle zaptettiği, birinin de koluna iğneyi sokuşturduğu bir işlem çünkü ve oğlana yeniden aynı şeyleri yaşatmayı hiç istemiyordum. (Bu noktada da, çocukları daha önemli sağlık sorunları yaşayan anneler için çok çok üzüldüm. Günlerini ne olacağını bilmeden küçük kuzularıyla hastanelerde geçiren ailelere sabır, huzur ve iyi sonuçlar diliyorum. Bütün çocuklar iyi olsun) Neyse. O gün geldi haliyle. Kaya mekanı görünce önce bi huylanıp mızıldandı, sonra da ortaya bırakılan şeker kavanozundan şeker çıkarıp bekleyenlere dağıtmaya girişti. Pür neşe, hemşirenin bizi çağıran sesiyle sonlandı ve evet, yine aynı şeyler yaşandı. Kıyamet koptu, bizim gözlerimiz doldu. Kaya'nın kolunu kurtarır kurtarmaz dışarı attık kendimizi.

Düzen Laboratuvarları Kuğulupark'ın dibi. İyi ki. O gün güneşli bir gündü ve parkta bir sürü çocuk vardı iyi ki. Mahsun oğlan çocuğu, kaydırakları görünce, ağlaması durdu. Kendini oyuna verdi. Bizim de neşemiz yerine geldi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder