Sündüz Emmi İstirahatte
Küçük oğlum, ne kadar da güzel
biliyorsun yaşamayı. Yeniden öğret bize anı yaşamak nasıl bir
şey, mutluluk dediğin şey ne kadar saf ve kolay aslında. Aynı
şekilde üzüntü de. Ve ne kadar kolay bazen saf üzüntüden sonra
bile gülecek bir şeyler bulabilmek. Birinin gözünün içine bakıp
gülebilmek ne kadar kolay ve ne kadar huzurlu. Her şeyi unutabilmek
mümkün aslında kısa bir mutluluk anında. İş stresini, para
kazanma zorunluluğunu, siyaseti, istediğimiz gibi olmayan, yolunda
gitmeyen şeyleri, kayıpları, üzüntüleri... Hani kısa bir an
var ya, bana bakıp gülümsüyor, başını göğsüme yaslıyorsun;
işte o zaman Kaya'cığım, her şeyi unutuyorum. Beynim fabrika
ayarlarına dönüyor, saf mutluluğa dönüşüyorum. Saçının
teli, yanaklarındaki şeftali tüyleri, ayak parmaklarının
yerçekimine karşı koyup yukarı doğru uzayan tırnakları,
gözlerinin içindeki desenler, burnundaki kırışıklıklar...
Hepsi aynı anda ben oluyorum, hem küçücük hem kocaman
hissediyorum. Neredeyse diyeceğim ki tüm kainatı aldım içime,
eksi sonsuzdan sıfıra doğru gidiyorum... (Bu arada Kayacım, annen
türev/integrali, matemetiği okul hayatı boyunca hiç sevmedi. Ama
fizik; işte o çok güzel bir şey)

Kayacığım oyle sanslısın ki, annenin bu guzel yazıları ve dilekleriyle buyuyorsun. Hep guzel insanlarla karşılaş minik kuzu...
YanıtlaSilBurcak Gonenc