18 Haziran 2013 Salı

Sündüz Emmi İstirahatte

Küçük oğlum, ne kadar da güzel biliyorsun yaşamayı. Yeniden öğret bize anı yaşamak nasıl bir şey, mutluluk dediğin şey ne kadar saf ve kolay aslında. Aynı şekilde üzüntü de. Ve ne kadar kolay bazen saf üzüntüden sonra bile gülecek bir şeyler bulabilmek. Birinin gözünün içine bakıp gülebilmek ne kadar kolay ve ne kadar huzurlu. Her şeyi unutabilmek mümkün aslında kısa bir mutluluk anında. İş stresini, para kazanma zorunluluğunu, siyaseti, istediğimiz gibi olmayan, yolunda gitmeyen şeyleri, kayıpları, üzüntüleri... Hani kısa bir an var ya, bana bakıp gülümsüyor, başını göğsüme yaslıyorsun; işte o zaman Kaya'cığım, her şeyi unutuyorum. Beynim fabrika ayarlarına dönüyor, saf mutluluğa dönüşüyorum. Saçının teli, yanaklarındaki şeftali tüyleri, ayak parmaklarının yerçekimine karşı koyup yukarı doğru uzayan tırnakları, gözlerinin içindeki desenler, burnundaki kırışıklıklar... Hepsi aynı anda ben oluyorum, hem küçücük hem kocaman hissediyorum. Neredeyse diyeceğim ki tüm kainatı aldım içime, eksi sonsuzdan sıfıra doğru gidiyorum... (Bu arada Kayacım, annen türev/integrali, matemetiği okul hayatı boyunca hiç sevmedi. Ama fizik; işte o çok güzel bir şey)


1 yorum:

  1. Kayacığım oyle sanslısın ki, annenin bu guzel yazıları ve dilekleriyle buyuyorsun. Hep guzel insanlarla karşılaş minik kuzu...
    Burcak Gonenc

    YanıtlaSil